DOLAR
45,1849
EURO
53,0440
ALTIN
6.714,35
BIST
14.443,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

Sarılma, yalnız hissetmeyi azaltır!

Klinik Psikolog İpek Erol, 21 Ocak Dünya Sarılma Günü dolayısıyla, sarılmanın nörobiyolojik etkileri hakkında bilgi verdi. Psikolog Erol, sarılmanın nörobiyolojik açıdan güven ve sakinlik hissi yarattığını belirterek, “Sağlıklı sarılma için rıza ve sınırlar şarttır; aksi halde stres sistemi devreye girer” dedi.

Sarılma, yalnız hissetmeyi azaltır!
20 Ocak 2026 17:42
12

İSTANBUL (İGFA) – Klinik Psikolog İpek Erol, sarılmanın insan bedenine “güvendesin” mesajı veren temel uyaranlardan biri olduğunu söyledi.

Sarılma sırasında beyinde özellikle oksitosin salgısının arttığını ve stres hormonu kortizolün düştüğünü aktaran Erol, bunun kişinin daha sakin, bağlı ve regüle hissetmesini sağladığını belirtti. “Kalp atışları yavaşlar, nefes derinleşir, kas gerginliği azalır. Sarılma, bedeni biyolojik olarak ‘alarm modundan’ çıkarır” dedi. Erol, sarılmanın parasempatik sinir sistemini aktive ederek, bedenin dinlenme ve onarım moduna geçmesine yardımcı olduğunu söyledi. “Günlük yaşamda sürekli tetikte olan sinir sistemi, sarılma yoluyla kısa süreli de olsa gevşeme fırsatı bulur. Bu yüzden sarıldıktan sonra birçok kişi kendini daha iyi hisseder” diye ekledi.

Yalnızlığın yalnızca duygusal değil, nörobiyolojik bir tehdit algısı da oluşturduğunu belirten Erol, sarılmanın beynin sosyal güvenlik sinyallerini yeniden aktifleştirdiğini ve duygusal zorlanma dönemlerinde sözel destekten bile hızlı yatıştırıcı etki gösterebileceğini vurguladı.

Klinik Psikolog İpek Erol, çocuklarda güvenli ve tutarlı fiziksel temasın sinir sistemi gelişimi açısından kritik olduğunu ifade ederek, “Sarılma, çocuk beyninde duygu düzenleme yollarının gelişmesini destekler. Ancak istenmeyen veya sınır ihlali içeren temas, tam tersine stres sistemini aktive eder” dedi. Sağlıklı sarılmanın temel ilkeleri hakkında da bilgi veren Erol, “Rıza, zamanlama ve güven ilişkisi belirleyicidir. ‘Sarılabilir miyim?’ gibi basit bir soru çocuklara bedenine saygıyı öğretir. Sarılmak istemeyen çocuk için el tutma, yanına oturma veya göz teması gibi alternatifler sunulabilir. Sarılmak her bireyde aynı etkiyi yaratmaz; etkili ve yatıştırıcı olabilmesi için kişinin kendini güvende hissetmesi gerekir.” diye konuştu.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.