DOLAR
47,2346
EURO
54,0883
ALTIN
6.217,93
BIST
14.162,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Yağmurlu
22°C
Pazar Hafif Yağmurlu
27°C
Pazartesi Açık
30°C

Gerçek sipariş yok, dopamin var! Güney Kore’deki trend psikologların gündeminde

Güney Kore’de yaygınlaşan “dopamin siteleri” ya da “do-farming” platformları, kullanıcılarına ürün almadan alışveriş deneyimi yaşatıyor. Uzmanlara göre bu uygulamalar, beynin ödül beklentisi mekanizmasını harekete geçirirken bazı durumlarda davranışsal destek aracı olarak değerlendirilebilir.

Gerçek sipariş yok, dopamin var! Güney Kore’deki trend psikologların gündeminde
23 Temmuz 2026 15:12
10
İSTANBUL (İGFA) – Dijital dünyada ortaya çıkan yeni bir davranış biçimi, psikoloji alanının da dikkatini çekti. Güney Kore’de giderek yaygınlaşan “dopamin siteleri” veya yerel adıyla do-farming platformları, kullanıcılarına gerçek bir alışveriş yapmadan sipariş verme deneyimi sunuyor. Bu platformlarda kullanıcılar sanal alışveriş sepeti oluşturabiliyor, sipariş onayı verebiliyor, kurye hareketlerini takip edebiliyor ve teslimat bildirimi alabiliyor. Ancak süreç sonunda herhangi bir ürün teslim edilmiyor.

İlk bakışta sıra dışı görünen bu uygulamalar, uzmanlara göre teknolojik bir yenilikten çok, insan beyninin ödül ve beklenti sistemini kullanan bir deneyim olarak değerlendiriliyor.

“ASIL TETİKLENEN DUYGU HAZ DEĞİL, BEKLENTİ”

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Mader Bengisu Bilgen, bu platformların beynin ödül beklentisi mekanizmasına dayandığını belirterek, “Asıl tetiklenen duygu haz değil, beklentidir. Beyin çoğu zaman ödülü elde ettiği anda değil, ona yaklaşırken daha yoğun bir dopamin yanıtı oluşturur” değerlendirmesinde bulundu. Dopaminin toplumda yaygın şekilde “mutluluk hormonu” olarak bilindiğini ancak bilimsel olarak daha çok beklenti, motivasyon ve ödül süreçlerinde rol oynadığını ifade eden Bilgen, sanal alışveriş deneyimlerinde de benzer bir mekanizmanın çalıştığını söyledi. Bilgen, kullanıcıların sanal sepet doldurma, siparişi onaylama ve teslimat sürecini takip etme aşamalarında beynin ödül sisteminin aktive olabildiğini belirterek, ürün fiziksel olarak ulaşmasa bile ödülün yaklaştığı algısının dopamin salınımını artırabileceğini kaydetti.

ALIŞVERİŞ RİTÜELİ BAZEN ÜRÜNDEN DAHA ETKİLİ OLABİLİYOR

Alışverişten alınan tatminin yalnızca satın alınan üründen kaynaklanmadığını vurgulayan Bilgen, karar verme, ürün seçme, ödeme ve teslimat beklentisi gibi aşamaların da beynin ödül sistemini harekete geçirebildiğini ifade etti. Bilgen, “Bazı kullanıcılar için alışveriş ritüelinin kendisi, ürünü teslim almaktan daha güçlü bir psikolojik uyarım oluşturabiliyor.” dedi. Bu tür platformların yalnızca olumsuz yönleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bilgen, bazı durumlarda davranışsal terapi açısından destekleyici bir araç olarak ele alınabileceğini söyledi.

Özellikle dürtüsel alışveriş davranışı veya kontrolsüz yeme eğilimi bulunan kişilerde, gerçek tüketim gerçekleşmeden sürecin deneyimlenmesinin bazı bireylerde rahatlama sağlayabileceğini ifade eden Bilgen, bunu nikotin sakızı veya alkolsüz bira gibi “zararı azaltmaya yönelik” örneklere benzetti.

Bu yöntemin bazı kişilerde gereksiz harcama, pişmanlık, suçluluk ve ekonomik kaygı gibi sonuçların önüne geçebileceği değerlendiriliyor.

“DAVRANIŞSAL SÖNME ETKİSİ OLUŞABİLİR”

Bilgen, kullanıcıların zaman içinde gerçek ürün gelmese de rahatlama yaşayabildiklerini fark etmelerinin, satın alma dürtüsü ile fiziksel nesne arasındaki bağı zayıflatabileceğini belirtti.

Psikolojide “davranışsal sönme” olarak tanımlanan bu sürecin, uygun koşullarda bazı bireylerde terapötik fayda sağlayabilecek mekanizmalardan biri olabileceği ifade edildi.

Benzer dijital deneyimlerin sosyal ihtiyaçlarla da ilişkili olabileceğini belirten Bilgen, bazı platformların kullanıcıya sorumluluk gerektirmeyen sanal etkileşimler sunduğunu söyledi.

Bilgen, bu tür deneyimlerin kısa süreli olarak birlikte olma hissi sağlayarak yalnızlık duygusunu hafifletebileceğini ancak bunun gerçek sosyal ilişkilerin yerini tutamayacağını vurguladı.

Uzmanlara göre, beklenti üzerine kurulu dijital deneyimlerin sürekli tekrarlanması bazı riskleri de beraberinde getirebilir. Klinik Psikolog Mader Bengisu Bilgen, gerçek yaşam deneyimlerinden alınan tatminin azalması ve sürekli yeni uyarana ihtiyaç duyulması ihtimaline dikkat çekti.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.