Uzun yıllardır arıcılıkla uğraşan Aladağ Balı işletmecisi Suzan Sürmeli, arıların yağışlı ve soğuk günlerde çoğunlukla kovanda kaldığını söyledi. “Bu yağmurlu havalarda arılar ne yapıyor?” sorusunu, “Dinleniyorlar, uyuyorlar. Kovana girip uyuyorlar” sözleriyle yanıtladı.
Arılar kışın tamamen uykuya geçmiyor; soğuk havalarda kovan içinde bir araya gelerek oluşturdukları kış salkımıyla koloninin sıcaklığını korumaya çalışıyor. Dışarıya uçuşların azaldığı bu dönem, koloninin kışı sağlıklı geçirmesi ve yeni sezona hazırlanması açısından önem taşıyor.
“ARICILIK BİR AŞK, BİR YAŞAM KAYNAĞI”
Arıcılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Sürmeli, mesleğe duyduğu bağlılığı, “Arıcılık bir aşktır, bir sevgidir, bir yaşam kaynağıdır” sözleriyle anlattı. İşçi arıların ömrünün yaklaşık 45 gün olduğunu belirten Sürmeli, yaşam süresinin mevsimlere ve çalışma yoğunluğuna göre değişebildiğine dikkat çekti.
Bal tüketiminde güvenilir üretici tercihinin önemini de vurgulayan Sürmeli, “Gerçek balı bulup yediğin zaman milyonlarca arıya dua ediyorsun” dedi. Tüketicilere balı güvendikleri üreticilerden almalarını önerdi.
KOVANDAKİ TEMİZLİK DÜZENİ DİKKAT ÇEKİYOR
Sürmeli, arıların kovan içindeki düzen ve temizliğine de değinerek ölen arıların kovandan çıkarıldığını söyledi. Arıların bu davranışının kendisini etkilediğini belirten Sürmeli, “Kendileri temizlik yapıyor, toparlıyor, dışarı atıyorlar. Ölen arıyı kovanın içinde bırakmazlar” ifadelerini kullandı. Ağrı’nın doğal bitki örtüsünün arıcılık için imkân sunduğunu kaydeden Sürmeli, kış döneminde kolonilerin korunmasının ve yeni üretim sezonuna hazırlanmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
…
