DOLAR
48,1173
EURO
56,1964
ALTIN
7.156,35
BIST
14.697,45
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
29°C
Cuma Hafif Yağmurlu
26°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C

Yatak sektöründe Hürmüz gerilimi tedarik riskini artırıyor

Küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, petrol piyasasının yanı sıra üretim sektörlerinde de maliyet baskısını artırıyor.

Yatak sektöründe Hürmüz gerilimi tedarik riskini artırıyor
26 Ağustos 2026 18:48
9
A+
A-
İSTANBUL (İGFA) – Sektör temsilcilerinden Armis Yatak İcra Kurulu Başkanı M. Kürşat Batallı, petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın yatak sektörüne aynı gün ve aynı oranda yansımadığını, ancak özellikle poliüretan sünger, plastik ve sentetik esaslı ürünlerde petrokimya maliyetlerinin belirgin şekilde etkili olduğunu söyledi.

Batallı, sünger üretiminde kullanılan poliol, TDI ve MDI gibi temel kimyasal hammaddelerin fiyatı ve bulunabilirliğinin sektör açısından kritik önemde olduğuna dikkat çekerek, enerji maliyetleri, navlun, üretici kapasitesi, tesis duruşları, arz güvenliği ve döviz kurunun toplam maliyet yapısını daha da karmaşık hale getirdiğini ifade etti. Mevcut koşullarda en önemli konunun tek seferlik fiyat artışlarından çok, maliyetlerdeki yükselişin ne kadar kalıcı olacağı ve tedarik zincirinin ne ölçüde öngörülebilir kalacağı olduğunu vurgulayan Batallı, “Bugünün üretim modelinde sadece ne kadar sipariş alındığına bakmak yeterli değil” diyerek, kritik hammaddenin ne kadar sürede geleceği, alternatif kaynağın bulunup bulunmadığı ve olası gecikmelerin üretim programına etkisinin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Finansman maliyetlerinin yüksek olduğu bir dönemde stok yönetiminin de dikkatli yapılması gerektiğini belirten Batallı, üretimi aksatmayacak düzeyde güvenlik stoğu oluşturmanın ve alternatif tedarik senaryolarını önceden hazırlamanın önemine işaret etti. Batallı, tedarik güvenliğinin artık satın alma departmanlarının ötesinde, doğrudan şirketlerin rekabet gücünü belirleyen stratejik bir başlık haline geldiğini kaydetti.

Önümüzdeki 6-12 aylık süreçte sektörün en büyük risklerinden birinin maliyet ve talep belirsizliğinin aynı anda sürmesi olacağını söyleyen Batallı, buna karşın Türkiye’nin üretim kabiliyeti ve coğrafi konumunun önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Küresel tedarik zincirlerinin giderek daha bölgesel hale gelmesinin Türkiye için avantaj yarattığını belirten Batallı, hızlı üretim, kısa termin süresi, ürün çeşitliliği ve Avrupa’ya yakınlığın Türk yatak sektörünün güçlü yönleri arasında yer aldığını ifade etti.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.